Pazar Pazar...

 

Sabahın erken saatinde çalar saat uyandırdı. Fırlatıp atamadım; çünkü onu saatin 7'sine ben ayarlamıştım! Yalnızca kapatıp uyumaya devam ettim.

 

Saat 9'a geldiğinde ise (sonradan haberim oldu.) ablacığımın telefon zıngırdatmasıyla uyanmış bulundum. Rüya görüyordum ve yarım kaldı. Rüyayı ise hatırlamıyoruuuuum!

 

Ablamla geçirdiğimiz üç-beş-on saatten sonra eve gelebildiik. Dün özene bezene aldığım, dolabıma yeni düşürdüğüm malzemeleri annem veto etti, değiştirdik. Puuuuuf! Ama şimdikiler daha çok hoşuma gitti, billahi! :p

 

Sorunum şu kiiii, benim canım hâlâ sıkılıyoooo! Ders çalışmak için acayip bir heves var içimde ama ıh-ıh! Kitabe elimi sürdüğüm an, uykum geliyor. KPDS denen olayda dersimi alacağım kesin. Neyse, burnum sürtülürse hınçla başlarım bir çalışmaya. Ehe!

 

Yarın yoğun bir gün olacak. Defterler ve rakamlar, hesaplar arasında kaybolacağım. Ve biiir sürü kağıt parçası bana bakıyor olacak. Olsun, seviyorum çalışmayı!

 

 

 

Okuyorum: "Şu Çılgın Türkler"  (Evet, geç oldu biraz. Çok zevkliymiş ama! ), "Dağ"

Dinliyorum: Sessizliği... Bazen de Yağmur'un sesini! :)

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !